Ana içeriğe atla

Oralarda

Fazlasıyla yorgun ve bitkin bir haldeyim. İkinci şahısdan bozma fikirlerim bana kalsın, sadece nasılsın orada demek istemiştim. Burada durumlar bayağı karışık. Korkularımı tek,tek yaşıyorum. Oysa korkum yok sanardım eskiden. Yalnızlıktan titrediğim zamanlarda görmeni istemezdim ya da karanlığa ait biri sanarken sen beni karanlıktan korkup soluğumun kesildiğini görmeni de. Bir yandan iyi yani burada olmaman.Zihnimin içinde anlamını bilmediğim binlerce kelime dolaşıyor, sen olsan anlatırsın da yoksun işte. Bende pek açıp okumam bildiğin şeyler işte. Yıllar geçti hala aynı ben, sen aynı mısın hala aslında bunu sormak istemiştim sana.


Hala ;

Kırmızıyı mı seviyorsun? En sevdiğin çiçek değişti mi mesela, gizliden gizliye kasımpatıları severdin ama sana özel kalsın diye herkese papatya derdin. Şimdi var mı bunu benden başka bilen? Birlikte afiş yapıştırırdık, el ele fişlenirdik sürekli. Eylemlerde önde misin hala? Rakıyı da severdin de vodka içince daha hoş gülerdin. Şimdi kimle gülmek için kaldırıyorsunuz kadehleri.


Neyse şişirmeyim başını. Dikkat et kendine oralarda.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Keşke Yanım

Keşke kalsaydından başka bir şey değilsin artık içimde. Hem henüz gelmemişken bana.  Artık yadırgamıyorum bunu. Ne de olsa ; Hep karavana bende hoş geldinler, Hep tam isabet söylenmeden edilen elvedalar. Keşke  yok benim içimde demiştim sana, hatırla. Artık var. Eksik bırakmamak mı istedin yoksa keşkelerle bırakmak mı inan bilmiyorum bunu.  Ama olmasaydı sonumuz böyle.  Mağrur bir ekim ayında boş kalmasaydı göğüs kafesim. Hiçlikte değil de gözlerinde boğulsaydım keşke. Şimdi sen yanım yarım, keşke yanım fazlasıyla dolu. Teşekkür ederim...

Bir Ömür Hayal

Kabullenmek acı çekmenin ötesinde bir şey ve büyümek sadece hayallerde güzel. İntihar etmek dünyadan ayrılmakla olmuyor sadece. İçinde hayallerle yaşayan o çocuğu yavaş,yavaş öldürüp vazgeçmek zorunda kalmakta intihar biçimidir. Kimseye belli etmeden,kimseyi üzmeden benliğini terk etmekti kabullenmek.  Yarım kalmışlıklar değil de hiç yaşanmamışlıklar yıpratıyor duygu denen şeyi. Ve garip içindeki çocuğu ayakta tutarken hayal kavramı, gerçekliği yitirtiyor sana. Dönüp soramıyorsunda bunu ben mi istedim diye.  Bunu sen mi istedin ?  Gidenlerin arkasından bakmayı, gelmiyecek olsada gelir diye beklemeyi. Annen ile baban ayrıldığında yalnız kalmayı. Geçmişe saplanmayı sen mi istedin ?  İstenmedin. Hiç birimiz istemedik. Değiştirmiyor da istemememiz. Önemi yok çünkü bunun. Önemli şey ne bir fikrim yok fakat mutlu oluyor insanlar öyle ya da böyle. Emin ol oluyor. Olan sana, bana, bizim gibilere oluyor. Bir hayal peşinde gençliğini tüketenlerin ciğeri kömür...

Değilim

Geç kaldıklarım için kırgın değilim aslında,  Okumadığım için pişmanda değilim. Sadece harfleri öğrenmem yeterliydi çünkü benim için. Geçmişin yükünü yazarak atmaya çalışacağımı düşünmezdim, düşünemediklerim içinde pişman değilim. Kalıplaşmış bir zihinim olduğu ve beynimdeki seslerin gürültüsünden de rahatsız değilim. Sadece aşk acısı çekmeyi isterdim ama dünya da ki tek sorunun aşk olmadığını bilecek kadar farkındayım. Farkındalık yüzünden kırgınım kendime, hiç bir detayı kaçırmadan üzüldüğüm için dikkatimden de razı değilim. Kadere kaldırdığım baş kadarım işte, alın yazısına eğildiğin kadarım. Ne fazlası ?  Ne eksiği ?  Olduğum kadar olmaktan başkası değilim işte, değişemediğim için kaybettiklerimin koleksiyonunu yapıyorun vücudumda, göğüs kafesimin içinde. Hatalıysam af ola.